
Ruhsal yapı, tek bir kalıba veya reçeteye sığdırılamayacak kadar biricik ve esnektir. Bu nedenle, olayları, semptomları ve insan ilişkilerini duyuş ve algılayış biçimimin temelini psikanalitik ve dinamik çerçeve oluştursa da, terapötik süreçte tek bir yöntemi her danışana aynı şekilde uygulamayı doğru bulmuyorum.
Her bireyin terapötik yolculuktaki ihtiyacı, duygusal kapasitesi ve yaşamındaki dönemsel gereksinimleri birbirinden farklıdır. Bu farkındalıkla; psikanalitik derinliği ve kavrayışı odağıma alırken, danışanın özgün yapısına, başvuru nedenine ve o anki ihtiyacına en uygun yöntemi, ekolü ve dili seçiyorum.
Süreçlerimde;
Psikanalitik / Psikodinamik Terapi: Bilinçdışı süreçleri, erken dönem bağ kurma örüntülerini ve tekrarlayan içsel çatışmaları anlamlandırmada temel merceğimdir.
Destekleyici Psikoterapi: Yaşam krizleri, yoğun kaygı dönemleri veya uyum güçlüklerinde bireyin benlik (ego) kapasitesini ve baş etme mekanizmalarını güçlendirmeyi amaçlar.
Şema Terapi: Erken çocukluk döneminde oluşan ve yetişkinlikte tekrarlayan olumsuz kalıpları (şemaları) ve modları fark edip dönüştürmede dinamik bakış açıma eşlik eden güçlü bir araçtır.
EMDR Terapi: İşlenmemiş travmatik yaşantıların, yoğun semptomların ve kilitlenmiş duygusal yüklerin duyarsızlaştırılıp yeniden işlenmesi gerektiğinde sürece entegre edilir.
Varoluşçu Temalar: Anlam arayışı, sorumluluk, özgürlük ve kayıp gibi yaşamın kaçınılmaz hakikatleriyle yüzleşilen evrelerde ikincil bir derinlik katmanı olarak çalışmaya dahil olur.
Amacım; kuramsal dogmalara veya tek bir teknik kurala bağlı kalmak değil, kapsayıcı, esnek ve güvenli bir terapötik alanda sizin biricik ihtiyacınıza yanıt veren özgün bir terapi dili inşa etmektir.